Translate

Monday, November 18, 2013

ABD’DE TÜRKİYE VE TÜRKÇE ÇALIŞMALARI



Hükumetlerden bağımsız olarak bireylerin kar amacı gütmeden kurdukları dernek, topluluk veya vakıfların ortak adı sivil toplum kuruluşudur. Sivil Toplum kuruluşları çıkar grupları ve baskı grupları olmak üzere iki ana gruba ayrılırlar. Çıkar grupları kendi şirket ve ticari birliklerinin nihai hedeflere ulaşmada siyasiler üzerinde etkili olmaya çalışan gruplardır. Baskı gruplarının hedefi ise doğrudan kendi çıkarlarını kormak değildir. Çevre ve insan hakları grupları bu kapsamda yer alır.
STK’lar kendi bütçelerini kendi oluşturabilecekleri gibi hükumetlerden destek de alabilirler.

Sivil toplumun aktif olarak katılımda bulunması ve devlet bürokrasisinin yavaş işleyen bürokratik yapısı yanında STK’lar etkili hakla ilişkiler araçlarıdır. Uluslarası alanda STK’lar etkili diaspora kuruluşları olarak hizmet verirler.  ABD’de Gülen cemaatine bağlı Amerikan Türk Kültür Merkezleri ve Niagara Vakfı dışında Türk kültürünü tnıtmak ve Türkiye Çalışmalarını artırmak için faaliyet gösteren 18 STK bulunmaktadır. Bunlardan bir kısmı ticari ortaklıklar ve iş amaçlı faaliyetler yürütmekte, bir bölümü eğitim alanında çalışmalar gerçekleştirmektedir.



Amerika’daki Türk Dilleri Öğretmenleri Derneği

Türk dillerinden herhangi birini üniversite düzeyinde öğreten öğretmenlerden oluşan bir topluluktur. Derneğe ayrıca hükümete bağlı dil enstitüleri ile ilgili diğer enstitülerde görev yapan öğretmenler üyedir. Derneğin amacı Türk dilleri, edebiyatları ve dilbilimi alanındaki çalışmaları, araştırmaları ve bu sahadaki eleştirileri desteklemektir.  Amerika’daki Türk Dilleri Öğretmenleri Derneği,
modern ve tarihi Türk dilleri öğretimini, metotlarını geliştirmek ve genişletmek üzere çalışmalarını sürdürmektedir. ABD’de Türkçenin yabancı dil olarak öğretilmesinde standartların rehberini dernek üyeleri hazırlar.  Ayrıca dernek yönetimi, materyallerin bibliyografyanı hazırlar ve öğretmenler için çalıştaylar düzenler.

Amerika’daki Türk Dilleri Öğretmenleri Derneği, 1985 yılında sadece Türkçe Öğretmenleri Derneği olarak kurulmuş; daha sonra 1993 yılında kabul edilen tüzük ile tüm Türk dillerini kapsayacak şekilde genişleme kararı alınmıştır. Derneğin, halen, 50’si aktif olmak üzere toplam  202 üyesi bulunmaktadır.

Türkiye’nin Amerikalı Dostları

1974 yılında İzmir depreminde İzmir’de görevli olan bir albayın ABD’ye döndükten sonra depremi anmak üzere başlattığı toplantıların devamı Türkiye’nin Amerikalı Dostları Derneğininin kurulması için zemin oluşturmuştur.

1982 yılında resmi olarak kurulan derneğin merkezi Washington DC’de bulunmaktadır. Amerikan halkı arasıda Türk tarihi, kültürü ve modern Türk toplumunun tanınmasını amaçlamayan dernek, Amerikalılar ile Türk halkı arasında köprüler kurulmasını hedeflemektedir. Dernek, Türkiye ve ABD arasında kültürel bağların güçlendirilmesi için konferanslar ve karşılıklı yolculuklar düzenlemektedir.

Halen Amerikan Türk Derneği ile aynı çatı altında faaliyetlerini yürütmekte olan Türkiye’nin Amerikalı Dostları Derneği eğitim, kültür ve her türlü konuda dayanışma alanlarındaki faaliyetlerini ABD çapında devam ettirmektedir.


Amerikan Araştırma Enstütüsü

Amerikan Araştırma Enstitüsü,  Türkiye ile ilgili sosyal ve beşeri bilimler alanında Kuzey Amerika ve Türkiye’de araştırma ve değişim programlarını artırmak üzere kurulmuştur. İstanbul ve Ankara’daki merkezleri vasıtasıyla akademik araştırmalara destek verir. Amerikan Araştırma Enstitüsünün merkezi, Pennsylvania Üniversitesinde bulunmaktadır.

1964 yılında Amerika ve Kanada’daki üniversitelerde görev yapan bir grup biliminsanının kurduğu Araştırma Enstitüsü, 1000’e yakın Amerikan ve 500’e yakın Türk araştırma projesini desteklemiş bulunmaktadır. Enstitü ayrıca 1982 yılından bu yana işbirliği yaptığı Boğaziçi Üniversitesine her yıl yoğunlaştırılmış bir şekilde Türkçe öğrenmeye devam etmesi amacı ile burslu öğrenci göndermektedir.

Amerikan Araştırma Enstitüsü  arkeoloji, mimari, sanat tarihi, tarih, arşiv araştırmaları, dil bilimi, edebiyat, müzik, din antropoloji , siyaset bilimi, sosyoloji  alanlarında ve disiplinler arası alanlarda araştırmalar için burslar vermektedir.



Amerikan Türk Toplumu

1949 yılında kurulan Amerikan Türk Toplumu  derneği, Türkiye alanında ABD’de faaliyet gösteren en eski  dernektir. Dernek, Amerikalılar arasında Türkiye’ye olumlu bir imaj verme ve Türkiye ile Türk halkını daha iyi anlamak için bir perspektif geliştirme amacını taşımaktadır. Türkiye’ye yapılacak turizm ile Türk  sanatçılar ve onların eserlerini destekler; Türk tarihi, kültürü ve sanatını ABD’de anlatma amacı taşır.

 Amrikan Türk Toplumu Columbia Üniversitesindeki Türkçe Merkezi ile Türkiye’den ABD’ye değişim öğrencileri programlarını desteklemektedir.


Amerikan Atatürk Topluluğu

Amerikan Atatürk Topluluğu, 1995 yılında Washington da kurulmuştur. Amacı Atatürk’ü tanıtmak olan dernek, akademik düzeyde konferanslar düzenlemek, araştırma bursları vermek ve kaynak kitaplar merkezi oluşturmayı hedeflemektedir.



Türkiye Çalışmaları Enstitüsü

1982 yılında kurulmuş olan Türkiye Çalışmaları Enstitüsü, Georgetown Üniversitesi kapsamında faaliyetlerini sürdürmektedir.  Uluslararası ilişkiler alanında ABD’nin en eski ve büyük kurumu olan Türkiye Çalışmaları Enstitüsü, Amerikan yüksek eğitiminde Türkiye Araştırmalarını destekleyen tek özel eğitim kuruluşudur. Özellikle Amerika’daki Türkiye tarihi  ve kültürü alanlarındaki çalışmaları ve bu çalışmaları gerçekleştiren  biliminsanlarını desteklemek, modern Türkiye’deki ekonomik sosyal ve siyasi gelişmer üzerinde modern araştırmaları desteklemek, Amerikan üniversitelerinin kütüphanelerini kaynak açısından desteklemek,  Türkiye çalışmaları alanında akademik konferanslar düzenlemek , ABD ‘de yayımlanan Türkiye ile ilgili dergi ve kitapları desteklemek ve Türk tarihi toplumu, siyaseti ve ekonomisinin ABD’de anlaşılmasını sağlamak, bu amaçla  konferanslar ve konuşma serileri düzenlemek derneğin faaliyetleri arasındadır.



Türk Amerikan Biliminsanları ve Akademisyenler Derneği

Türk Amerikan Biliminsanları ve Akademisyenler Derneği 2004 yılında kurulmuştur. Derneğin amaçları Türkiye ile ABD arasında eğitim ve bilim alanlarında işbirliği sağlamak Türk biliminsanları ile tüm disiplinlerdeki biliminsanları arasında iletişim ve etkileşim sağlamak, yeni nesil biliminsanı ve akademisyenler yetiştirmektir. Dernek ABD ve Türkiye arasında burs ve bilimsel değişim programlarını ve eğitim olanaklarını desteklemektedir.


Türk Kültürü Vakfı

2000 yılında kurulmuştur. Dünya genelinde Türk kültürü ve mirasını rogramlar ve işbirlikleri ile korumak ve artırmayı hedeflemektedir. Vakıf hibeler araştırma bursları ve öğrenci bursları vermektedir.



Sonuç olarak kuzey Amerika’da yaşayan Türklerin kurdukları ve devam ettirdikleri sayıları 18’i resmi olmakla birlikte 50’yi aşkın dernek ve vakıf ABD’de faaliyet göstermektedir. Bunların büyük çoğunluğu üniversite düzeyinde akademik eğitimi burslar, hibeler ve araştırma bursları yolları ile desteklemektedirler. Konferanslar ve konuşmalar yolu ile iki ülke arasında karşılıklı bilgi akışı sağlanmaktadır.


[1] Willetts, Peter. “What is a Non-Governmental Organization?” UNESCO Encyclopaedia of Life Support Systems, Section 1 Institutional And Infrastructure Resource Issues, Article 1.44.3.7.


Tuesday, November 12, 2013

Düşmanlar Dost, Vatandaşların Yarısı Düşman Mı Oldu ?




Bizim Yunan düşmanlarımız vardı, İsrail düşmanımızdı. İranlı Mollalar, Türkiye’de dindarlar  laik rejimimizin düşmanıydı. Kürtler milli birliğimizin düşmanıydılar. Şimdi bu düşmanlar dost oldu. Ne güzel düşmansız bir hayatta barış içinde yaşamayı, dünyada cenneti hayal ediyorken…..

Başbakanın bugünkü grup toplantısında kullandığı düşman ifadesi beni meraklandırdı. Başbakan aynen şöyle söylüyor “Her bir arkadaşımın, ‘düşmanı sevindirmeyecek' şekilde davranacağından eminim." Yanlış mı okuyorum diye iki kez okudum. Radikal’de okuyordum, bir de Zaman’dan bakayım, dedim. Oradada aynı ifadeyi gördüm. Başbakanın bu günkü grup konuşmasının metnine ulaşmak için AKP’nin internet sayfasına gittim, başaramadım. Radikal belki tekzip eder diye bekledim, etmedi. Hürriyet’e baktım, aynı ifade ile karşılaştım “düşman”.

Bir ülke başbakanı kendisine oy vermeyenleri veya onları temsil edenleri nasıl düşman ilan ediyor ? Siyasette rekabet tabii ki asıl unsur fakat bunu düşman söylemiyle götürmek gerekmiyor. Amerika’da iki parti ile yürütülen sistemde kıyasıya rekabet var. Amerikan siyasetinde iki taraf liderinin karşıyı düşman olmakla suçladığı, aşağıladığı, hedef gösterdiği bir siyasi söylem görmüyorum.

İslam’da cihad yani düşmanla savaş anlayışı İslam’a sonradan eklemlendi. Kendi inandığına inanmayanlara karşı savaş cihad sayılırken kavram daraltıldı Müslümanlar arasında da devlet bütünlüğünü sağlamak ve korumak (yönetici elitlerin statüsünü korumak) amaçlı cihad yani Müslüman’ın Müslüman’a karşı cihadı belli bir dönem meşrulaştırıldı. Tarihten yola çıkarak şunu söyleyebiliriz : Dış düşman bulamayınca içe dönüp birbirimizi yemenin bir manası yok. Siyaset geniş alan. Her konuda polemik yapabilirsiniz fakat söylemlerinizi insanları düşman ilan etmek üzerinden yapmayınız.

AKP, Amerika ile ekonomik temelli işbirliğinde yeni bir aşamaya geçti. Bunu İsrail ile işbirliği takip edecek. Dışarıda İsrail, ABD’nin ekonomik  emperyalizmi; içeride laik asker ve elitlere muhalefetten beslenen AKP politikasının yeni kaynaklara ihtiyacı var. Bu yüzden yeni düşmanlar üretiliyor.

Dışarıda düşman bulmayınca içeride düşman aramak Türk siyasi kültürüne uzak değil. AKP aynı yoldan ilerliyor. Başbakan, laikliğe düşman dindar vatandaşların (!) yerine AKP’ye düşman sekülerler (!) kavramını ikame ediyor.

Düşman yok, sizden farklı olanlar var. Siyasette, farklı düşünen, farklı yaşayan, farklı inanan veya inamayanlara saygı duymayı bilmek gerekiyor.

İnsanları düşman olarak algılayan liderleri tarih kitaplarında faşist liderler olarak okuduk.



Monday, November 4, 2013

GELDİĞİMİZ NOKTA: ATATÜRK’TEN BABATÜRK’E SİYASİ KÜLTÜRÜMÜZ



Aile içinde “baba”ların eşlerine ve çocuklarına karşı kullandıkları otoriteyi bir siyasi liderin kullanmasına patriarşi (patriarchy) denir. Patriarşinin kelime anlamı tam olarak "babanın yönetimi"dir ve siyasi lider ile yönetim kadrolarının erkek egemen ve kontrolcü olduğu sistemlerin genel adıdır. Patriarşi kaynaklı paternalizm de aynı anlamda bir siyasi terimdir;  devlet eliyle yürütülen paternalizm (devlet paternalizmi) bireylerin özgürlüklerini onların iyiliği (!) adına kısıtlar.

Her kültürde ortaya çıkabilen patriarşi maalesef şimdi bizim siyasi kültürümüzde yeniden göründü.

Bir ailede otoriteryen baba kendi inanç sistemini, yaşam tarzını çocuklarına ve eşine dayattığında o ailede isyanlar ve huzursuzluklar başlar. Devlette de yönetenler kendi yaşam tarzlarını ve inanç sistemlerini dayattıklarınada bu durum toplumda özellikle genç kesimleri tetikler.

Ekonomik kaynakları elinde tutan baba, aile içinde kendi otoriterliğini haklı görür ve bir süre sonra kendi sunduğu rahat hayat koşullarına (!) isyan eden çocuklarını veya bazı durumlarda eşlerini anlamak istemezler. Empati yeteneği olmayan bu tür insanlar aile içinde büyük krizlere yol açarlar.

Burnunun ötesini göremeyen devletin görevini sadece bireylerin ekonomik refahını sağlayan bir araç, kendi görevlerini de devlet mekanizması içinde insanları özellikle gençleri kendi değerlerine göre biçimlendirme olarak görenler toplumda sürekli gerilime sebep olurlar.

Bugün Atatürk’e toplumu yukarıdan aşağı Batı standartlarında dizayn etmeye çalıştı diye karşı çıkanlar, kendileri  de toplumu yukarıdan aşağı İslami standartlara göre dizayn etme hakkını kendilerinde görüyorlar.

Devlet yöneticilerinin basını tekel altına almaya ve bireylerin özel yaşam alanlarını kontrol etmeye hiçbir toplumda hakkı yoktur. Bu totalitarizmin bir görüntüsüdür

NOT: Seçim şarkısı aramaya gerek yok. Şu şarkı yeter: “Ben sizin babanızım ben ne dersem o olur.”